16 Ocak 2010 tarihi hayatımızın dönüm noktası.. İstanbul Cerrahi Hastansinde herkese en başta çok teşekkür ederek , yazıma başlıyayım...
doğum yapmadan bir gün önce hastanede yatarken sağ ğögsümden sütüm gelmeye bbaşladı. Hatta anlyamadım, neden bu kadar erken geldi diye,, herşey de bir hayır varmış sanırım.. çok fena bir doğumdan sonra bebeğimi ilk kez kucağıma aldığımda emzirerek kolostrum sütümü oğluşuma verdim. En çok korktuğum şeydi. Bu ilk sütü oğluşuma verememek.. Neyse ki oğluşum bu sütü içti. Doğum yaptığım gece bebeğim beni emerken siyonize ( morardığı) olduğu için oksijen alması ve o akşam parenteral besleneceğini ve yarına kadar yanıma veremeyecekelerini söylediklerinde benim;, dünyam yıkıldı. Sezeryan olduğum için de; yatakta yatmak zorundaydım.. Daha ayağa kalmam için 2-3 saat vardı. o 2-3 saat bir türlü geçmedi. Ama üzüntüden katılaşmıştım. sabahtan beri Allah beni sınıyordu. Oğluşum parmaklarımın arasından kayıp gidiyor diye hissediyodum.. Sürekli üzüntü, artık sevinmeliydim. Kafam bir türlü toparlamamadı. O gece ayağa kallkar kalmaz
oğluşum yanına gittim. Ama onu kucağıma alamamak beni çok ama çok üzdü.
Ertesi günü emzirmeye çalışırken sütümün tamamaen gittiğini farkettik. Tabii o gece gözümü kırpmadım. Ağlasam belki daha iyi olacaktı, ama olmadı işte.. Bebeğime anne sütünün yanısıra mama verilmek zorunda kalındı. zaten prematüre doğduğu çin düşük kiloluydu hem de anne sütüm olmadığından sarardı. Bu sefer de fotoya girdi. Bebek odasındaki hemşire arkadaşalarımın da desteğiyle bebeğimi ara ara sürekli emzirdim. Onlarda mama vererek desteklediler. Tarburcu olurken bana nesıl mama vereceğimi ve nasıl emzirmeliyimi anlattılar. Mamayı kadeh ile veya kaşıkla vermemi söylediler. Eve geldiğimizde dedikleri gibi yapmaya çaılştık. Fakat o kadar çok uyuyordu ki oğluşum, bir türlü ne emiyor, ne de mamayı alıyordu. Nitekim 2 gün sonra kontrole gittiğimizde 180 gr daha kaybettiğini öğrenince , ben ve eşim iyice bunalıma girdik.. çok ama çok fena bir duyguydu. Bebeğimi aç bırakmışım gibi hissettim. Fakat sarılığı arttığı için çocuk uyanamadığından yiyememiş.1 gece daha hastanede yatarak,fototerapi aldı. Eve çıkınca bu sefer evimize daha yakın ve çoğu arkadaşım çocuklarını getirdiği Dr. Zermine Hanıma muayene gittik.Gerçekten süper kadın. Benimm moralimi yerine getirdi.nasıl besleyeceğimizi anlattı. neden doğru düzgün ememediğini anlattı.Babasıyla rahatladık.Bu muayeneden sonra dr.umuzun dediklerini yaptık.oğluşum 225 gr aldı, boyu da 1cm uzadı..Artık sütüm daha fazla....Ben de oğluşum mutlu..
03 Şubat 2010 Çarşamba
01 Şubat 2010 Pazartesi
30 Ocak 2010 Cumartesi
prematüre doğan oğlum ne kadar küçük?
Oğluşum ne kadar küçük değil mi?
Bugün tartıldık, bir haftada 225 gr almışız.Boyuda 1 cm uzamış.Yani 2175 gr, 45 cm oldu. Babasıyla gözünün içine bakıyoruz, kilo alsın, büyüsün diye. Anne sütü ve mama ile besleniyor. Beslenme hikayemizi size uzun anlatacağım. Altuğ'un doktoru Zermine Hanım'ın fikriydi. Büyük bir oyuncakla her ay resim çekeceğiz. Ne kadar büyüdüğünü böylelikle görsel olarak da göreceğiz. Nasıl , çok güzel bir fikir değil mi?
29 Ocak 2010 Cuma
28 Ocak 2010 Perşembe
ALTUĞCUĞUM....
Oğluşum doğumdan 2 saat sonraki hali.. heryeri işti. Ama o kadar tatlı ki. Anne olmak gerçekten muhteşem bir duygu....
TEKRAR MERHABA,
Herkese tekrar merhbalar,
Yaklaşık 3 haftadır,hastanelerdeydik, ben, Altan ve Altuğ... Evet oğlu şum 33. haftaya kadar dayandı ve bizi korkutarak dünyaya geldi.
32.haftada bebeğimin daha aşağıdaymış, gibi hissettim. Bunu doktorumla paylaştığımda beni muayene eti.Ve hiç beklemediğim bir cevaplakarşılaştım. Rahim ağızım 2cm açılmış. Bundan dolayı hemen hastaneye yatırıldım. Gerçekten çok korktum. Allahtan yanımda çalıştığım arkadaşlarım vardı.. hepsi banahastanede yatığım 4 gün boyunca öncelikle eşim Altan ve doktoruma çok teşekkür ederim. E ve çıktıktan 3 günsonra şiddeli sırt ağrısıyla Acıbadem Acıbadem hastanesinin aciline gittik. o vgece dahiliye, cerrah ve kadın-doğum doktoru beni muayene ettiler. kan tahlili yapıldı. lökositim 20 000 olmasna rağmen, durumumun kas ağrısı olduğuna karar verip, ağrıyla geldiğimhastaneden ağrıyla eve geri döndüm. Sabahı zor ettim.Sabah istanbul cerrahi hastanesine gittim. beraber çalıştığım doktorum Arzu hanım ağrımın böbrekten dolayı olabileceğini düşündü.ultrasonla da bu durumu teyit etti. piyonefrit olmuşum.. Daha sonra beni hamileliğim boyunca takip eden doktorum, prof. dr. bülent baysal da tedavimi düzenledi. 4 günde bu sebeple hastanede yattım.
Ayın 16 cumartesi günü Bülent bey beni taburcu etti. Fakat eve girmeden muayeneye uğramamı, oğluşuma bakacağını söyledi. Ben de saat 12 de İstanbul cerrahi hastanesinden çıkıp, Şişli de doktorumun muayenesine gittik. Ultrason da kontrol ederken , doktorumuz kalbinin çok yavaş attığını söyledi. İşte o an Altan neredeyse bayılacaktı bense sanki içimden duygularımı almışlar, donup kalmıştım. Bülent Beyin bizi yönlendirmesiyle İstanbul Crrahi hastanesine gittik. Bülent bey telefonla herkese haber verdiğinden, tüm hastane alarmda beeni bekliyordu. neredeyse asansörde uyuttular ve Altuğcuğum 12:21 de dünyeye gözlerini açtı.. Narkozdan bebeğim yaşıyormu diye diye uyandım< Altancımda ameliyathanenin kapısında büyük bi heyecan ve korkuylabekliyordu. Allhımız çok şükür ki oğluşumuzakavuştuk. Kavuşmamıza destek olan en başata Prof. Dr. Bülent Baysal ' a, ameliyathane ekibine, bebek odasındaki hemşire ablalarına ve bebek doktorumuz Ali Tırtır'a, 6. kattaki hemşire arkadaşlarıma ve IVF ekibindeki tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler.. Ben , Altan ve Altuğ hayatımız boyunca buanı unutmayacağız ......
Yaklaşık 3 haftadır,hastanelerdeydik, ben, Altan ve Altuğ... Evet oğlu şum 33. haftaya kadar dayandı ve bizi korkutarak dünyaya geldi.
32.haftada bebeğimin daha aşağıdaymış, gibi hissettim. Bunu doktorumla paylaştığımda beni muayene eti.Ve hiç beklemediğim bir cevaplakarşılaştım. Rahim ağızım 2cm açılmış. Bundan dolayı hemen hastaneye yatırıldım. Gerçekten çok korktum. Allahtan yanımda çalıştığım arkadaşlarım vardı.. hepsi banahastanede yatığım 4 gün boyunca öncelikle eşim Altan ve doktoruma çok teşekkür ederim. E ve çıktıktan 3 günsonra şiddeli sırt ağrısıyla Acıbadem Acıbadem hastanesinin aciline gittik. o vgece dahiliye, cerrah ve kadın-doğum doktoru beni muayene ettiler. kan tahlili yapıldı. lökositim 20 000 olmasna rağmen, durumumun kas ağrısı olduğuna karar verip, ağrıyla geldiğimhastaneden ağrıyla eve geri döndüm. Sabahı zor ettim.Sabah istanbul cerrahi hastanesine gittim. beraber çalıştığım doktorum Arzu hanım ağrımın böbrekten dolayı olabileceğini düşündü.ultrasonla da bu durumu teyit etti. piyonefrit olmuşum.. Daha sonra beni hamileliğim boyunca takip eden doktorum, prof. dr. bülent baysal da tedavimi düzenledi. 4 günde bu sebeple hastanede yattım.
Ayın 16 cumartesi günü Bülent bey beni taburcu etti. Fakat eve girmeden muayeneye uğramamı, oğluşuma bakacağını söyledi. Ben de saat 12 de İstanbul cerrahi hastanesinden çıkıp, Şişli de doktorumun muayenesine gittik. Ultrason da kontrol ederken , doktorumuz kalbinin çok yavaş attığını söyledi. İşte o an Altan neredeyse bayılacaktı bense sanki içimden duygularımı almışlar, donup kalmıştım. Bülent Beyin bizi yönlendirmesiyle İstanbul Crrahi hastanesine gittik. Bülent bey telefonla herkese haber verdiğinden, tüm hastane alarmda beeni bekliyordu. neredeyse asansörde uyuttular ve Altuğcuğum 12:21 de dünyeye gözlerini açtı.. Narkozdan bebeğim yaşıyormu diye diye uyandım< Altancımda ameliyathanenin kapısında büyük bi heyecan ve korkuylabekliyordu. Allhımız çok şükür ki oğluşumuzakavuştuk. Kavuşmamıza destek olan en başata Prof. Dr. Bülent Baysal ' a, ameliyathane ekibine, bebek odasındaki hemşire ablalarına ve bebek doktorumuz Ali Tırtır'a, 6. kattaki hemşire arkadaşlarıma ve IVF ekibindeki tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler.. Ben , Altan ve Altuğ hayatımız boyunca buanı unutmayacağız ......
10 Ocak 2010 Pazar
ERKEN DOĞUM TEHDİNDEN DOLAYI 4 GÜNDÜR HASTANEDEYİM....
Perşembe gününden beri ve halen hastanedeyim.. Çok sıkıcı bir durum. yataktan kalkmadan sıkıntı içinde yatıyorum. Perşembe günü sanki bebeğimin aşağıya inmiş gibi hissetmemle olay ortaya çıktı. Muayene sonucunda rahim ağzımın 2 cm açıldığını farketti, doktorum. Ayrıca tansiyonumda da oynamalar vardı. O nedenle hemen yattırıldım. Altuğ'un akciğerlerinin gelişimini daha hızlı tammalaması için 12 saat arayla yapılan enjeksiyon yaptılar. İlk gün ve ikinci gün gerçekten moralim berbattı. Şimdi daha iyiyim. Olayı daha iyi hazmettim.Tansiyonum düzenlendi.Ve ben halen hastane de yatıyorum. Yarın doktorum inşallah beni eve gönderir. Bakalım neler daha olacak!!!!
Altuğucuğum, inşallah şubata kadar annesinin karnında kalır. Şimdi yazı yazarken pıtır pıtır haraeket ediyor. Onunla konuşup, anlaşttık.. İçimde daha kalacak, en azından 2 hafta kadar daha....Şimdi 33 hafta.. 36 yı tamamkasa epey rahatlatacak, beni..Herşey kısmet tabiiki...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








